Uygulama kaynakları korunuyor..

Rotaları Karşılaştır

Kampta Yağmurdan Korunma

Kampta Yağmurdan Korunma

Kampta Yağmurdan Korunma

Yağmur, kamp alanında başına gelebilecek en muhtemel doğa olayıdır.  Hava durumu sen her ne kadar kontrol etmiş olursan ol özellikle yüksek rakımlı bölgelerde ve özellikle yağışlı mevsimlerde bir anda değişebilir. Nitekim değişiyor da.  Ancak bu durumun kamp deneyimini mahvedeceğini düşünme. Aksine kampta yağmur yapması keyifli bir hal dahi alıyor diyebiliriz. Defalarca kez sağanak yağış altında kaldık. Yağmurun sesi, toprağın kokusu, tertemiz bir hava çadırın içerisinde ve dışarısında geçirilen bu zamanı bir israf değil aksine keyifli hale bile getirebiliyor. Şimdi, güneşli gökyüzü yerini yağışa bıraktığında mutlu ve kuru kalmanıza yardımcı olacak ipuçlarını vermeye başlayalım.

1. Doğru çadıra sahip olduğundan emin ol

Tüm çadır üreticileri su geçirmezliğini lt/m2 cinsiyle belirtip, su geçirmez olduğunu iddia eder.  Ancak 200lt/m2 yağışa 4 saat süre ile dayanabildiğini iddia edip tepesinden su damlatan çadırlarla da karşılaştık.

Örneğin; Arpenaz 2.

Arpenaz 3 Fresh&Black hiç su almazken hemen yanında kurulu olan ve aynı yağış ve aynı rüzgar etkisi altında kalan Arpenaz 2 ‘nin su almış olması kayda değer bir gözlemdi bizim için. Çünkü üretici her iki çadır için de açıklamasında 200lt/m2 yağışa 4 saat süre ile dayanacağını belirtiyordu.

Ve haliyle her iki çadırı da inceleme altına aldık.

İnceleme yazısına buradan ulaşabilirsin

Aldığın çadırın doğru çadır olmasını garanti altına almak; çadıra biraz daha detaylı bakmaktan geçiyor. Örneğin; tek katmanlı bir çadır, iki veya daha çok katmanlı bir çadıra göre elbette su geçirmezlik konusunda daha başarısız olacaktır. Sonuç olarak;  su, ilk katmanı geçmeli, ardından ikinci katmanı, üçüncü katmanı da aşmalı ve nihayet çadırın içine ulaşmalıdır. Tahmin edersin ki bu olasılık tek katmanlı bir çadıra oranla çok daha zordur.

Katman sayısı tek başına yeterli mi?

Elbette hayır. Şöyle düşünelim,  katman sayısı artmış ama doku kalitesi düşmüş, malzeme kesit kalınlığı azalmış. Böyle bir durumda katman sayısının fazla olmasının bir esprisi kalmıyor. Çok daha sıkı ve kaliteli bir dokuya sahip tek bir katman, bu üç katmanın önüne geçebilir. Zira üç katmanın en iç katmanı zaten delikli hava alır bir yapıdadır. Haliyle en iç katmanın yağmur geçirmezlik konusunda bize bir faydası olmayacaktır. Allahtan ki çadırlarda katman kalitesi çıplak gözle atacağın bir bakışla, bir dokunuşla dahi fark edilebilir.

Ne kadar pürüzsüz bir yüzey görüyorsan bil ki yağmurdan o kadar iyi korunacaksın. Tabi çadırın delinmediği sürece. Çadır, kağıttan veya kartondan değilse yağmur altında herhangi bir çadırın delindiğine dair bunca yıldır duymuş olduğumuz tek bir örnek yok 🙂  Velhasıl ne kadar pürüzsüz ve kalın kesitli bir katman görüyorsak bu,  o kadar kaliteli demektir.

 

Diğer önemli bir konu ise çadır dikişlerinin mühürlenme kalitesi

Çadırlar dikilir ve dikiş yerleri mühürlenir. Tüm püf noktası bu mühürün dokusundadır. Kaliteli bir çadırın dış katmanlarında dikiş göremiyor olman gerekiyor. Görüyorsan o dikişleri yağmur da görecektir. Emin ol çok daha iyi görecektir.

 

2- Çadır kurmak için doğru yeri seç

İlk ve en önemli kurallardan biri eğer bir akarsu veya göl kenarında kamp yapıyorsak asla akarsuya ve göle çok yaklaşmayın.   Sağanak yağış sırasında üç santim suda uyanmak hiç eğlenceli değil.  Dahası aylardan bahar ise özellikle akarsu yakınlarında eriyen karların etkisi ile su seviyesi bir anda yükselebilir. Sadece ıslanma değil bu durum hayati tehlike de arz edebilir. Çadırın kapı yönünü mutlaka gün doğumuna göre ayarlar. Böylelikle ıslak bir gecenin ardından güneşli bir sabaha çadırının kapısını aralayarak uyanabilirsin.

Ağaç altına çadır kurmayın diye tavsiyeler okuyoruz.

Gerekçeler şu şekilde:

Ağaç dalı çadırınızın üzerine düşebilir.

Bir diğeri ise;

Yıldırım düşebilir.

Her ne kadar mümkün gibi görünse de bundan kaçınmanın çok basit yolları var. Çadırınızı yağmurdan bir ağaçtan daha iyi ancak bir mağara koruyabilir. Bir mağara içerisinde kamp yapmıyorsanız; çevrenizde gözünüze kestirdiğiniz yeşil, genç ve çevrenizdeki diğer ağaçlardan daha kısa bir ağaç altına güvenle çadır kurabilirsiniz.

Yeşil bir ağaç demek; sağlıklı, kuru olmayan taze dallara sahip bir ağaç demektir.

Gövdesi çok kalın olmayan orta kalınlıkta bir ağaç için ise genç bir ağaç demek mümkündür. Bu tür bir ağacın altında ağaçtan bir dalın kopup çadırının üzerine düşmesi için rüzgarın minimum saatte  80 ile 130km (bu rakam ağaç dalının kalınlığına göre değişkenlik gösterir) arası bir kuvvetle esmesi gereklidir. Böyle bir rüzgar söz konusu ise emin ol çadırın üzerine düşecek bir dal endişe edeceğin son şeydir. Uçan çadırı kontrol etmeye çalışırken bu düşmesine olasılık verilen ağaç dalı aklına dahi gelmez 🙂

“Rüzgar Hızı Nasıl Tahmin Edilir?” başlıklı konumuzu okuduğunda rüzgarın çevresel etkisi konusunda bir fikir sahibi olabilirsin

Çevrenizdeki yüksek ağaçlardan daha kısa olanı seçmek yıldırım tehdidini ortadan kaldırır

Doğada kamp alanı çevresinde eğer bir paratoner falan yoksa şayet; yağmur ile ıslanmış her ağaç doğal bir paratonerdir. Yıldırım bizi hedef alamaz. Bu konuda içimiz rahat olsun. Akım, doğası itibari ile en yakın iletkene çekilir. Kısa bir ağaç seçmemizin mantığı da budur. Uzun ağaçların arasında bir yıldırımın tutup da bizi bulması için o yıldırımın bir aklının fikrinin falan olması lazım gelir 🙂

 

3- Yukarıdaki maddeleri uyguladığınızda çadırın yukarıdan yağmur almamasını garanti altına almış oluruz. Peki ya tabanı ne yapacağız?

Çadır tabanından yağmur suyu almayı önlemenin birkaç adımı var. Bunları tek tek ele alacağız.

 

Zemin Seçimi / Zeminin tesviye edilmesi

Katiyen yumuşak toprak üzerine çadırını kurmamalısın. Bu durum, kelimenin tam manasıyla bile bile lades olmaktır. Yağmur suları ile ağırlaşan toprak boşlukları doldurarak, yattığın yeri bir çukur haline getirecek ve çadır ile altında oluşan bu su havuzu arasında sadece ince bir çadır tabanı olacaktır. Bu riski almak istemezsin. Doğru zemini tayin etmek (belirlemek) için çok basit bir şekilde olduğun yerde zıplayıp toprağın aldığı şekle bakabilirsin. Ne kadar derin ayak izi o kadar yumuşak zemin 🙂

Çadır çivilerini çakarak da bu kontrolü yapman mümkün. Ne kadar zor çakılıyorsa zemin o kadar sıkı ve oturmuş demektir. Bir diğer gösterge ise toprak zeminin suyu ememiyor olması, suyun üzerinde birikiyor olmasıdır. İlk etapta bunun nesi iyi? diyebilirsin. İyi yönü şudur; yağmur şiddetini arttırdıkça veya uzun süre devam ettiğinde, sürekli altında birikmeyecek, zeminin eğimi yönünde akıp gidecektir.

 

Zemin Tesviyesi zeminin su akışını sağlayacak bir eğimi olmadığında önem kazanır

Sağlam bir zemin tespit ettik iyi güzel. Ama bu zeminin tam ortası çok hafif içe meyilli ve ortada biraz su birikiyor.

Dert edecek bir şey yok. Böyle bir durumda doğana ‘nın nimetlerinden faydalanıyoruz. Ağaçlardan yere dökülmüş dikensiz ağaç dalları ve yaprakları ile bu zemini düzenleyerek çadır zeminini mümkün olduğunca sudan uzak tutuyoruz. Yapacağımız ufacık bir zemin düzenlemesinin dahi faydası büyük olacaktır.

Gider Kanalları Oluşturma

Bir diğer konu;  eğer bariz eğimli bir zemin üzerine çadır kuruyorsanız yağmur sularının bu eğim üzerinde akacağını hesaba katmalısınız. Akan su çadırınıza bir bende çarpar gibi çarpmasın diye yağmur suyu için kanallar açabilirsiniz. Yanında getireceğin portatif bir küçük kürek çok işine yarayacaktır. Sadece çadır için zemin düzenlemede değil, ateş yakacak yeri hazırlamak için de bu küçük kürekten faydalanabilirsin.

Çadırın çevresinde oluşturacağın bu su kanalları; suyun, çadırına çarpmadan çevresinden akarak geçmesini sağlayacaktır.

 

Ben ekstra önlemler de almak istiyorum. Başım hiç ağrımasın!

Yukarıdaki maddelerini uyguladığında çadırının su alma riskini çok azaltmış oldun. Ama yine de belli mi olur? diye hissediyor ve ekstra önlemler almak istiyorsan elbette tercih senin.  Yağmur geçirmez bir Bivak kullanabilir, uyku tulumunu bu bivak içinde kullanabilirsin. Çadırın tüm aldığın önlemlere rağmen yine de bir miktar su almış olsa dahi bu bivak seni bu davetsiz, hesapsız misafirden de koruyacaktır.

Ancak şunu açıkça ifade edelim bu durumla çok ekstrem durumlarda çok nadiren karşılaşırsın. Bize kalırsa çadırın içinde bivak kullanmak gereksiz bir uygulama. Ama ifade ettiğimiz gibi, sen daha iyi hissedeceksen, sen bilirsin 🙂

 

Çadırı güvene aldım iyi güzel ama yağmur durmuyor. Çadırın içinde hapis mi kalacağız? 🙁

3m x 3m bir çadır brandasını katladığınızda, katlama biçiminize de bakarak hacmen, maksimum çadırınız kadar yer tutar. Ayrıca hafiftir de. Yanınızda taşımanızda bir problem yaratmaz, rulo haline getirip, yağış beklentisi içinde olduğunuz kamplarınıza çadırınızın yanına sabitleyerek sırt çantanızda taşıyabilirsiniz. Kamp alanınızda ağaç dallarının ve iplerin yardımıyla altında oturabileceğiniz hatta ateş dahi yakabileceğiniz bir alan yaratabilirsin.

Rüzgarın, kurduğun brandayı uçurabileceğini düşünebilirsin. Doğru. Uçurabilir. Ancak bu senin brandayı nasıl konumlandırdığın ile doğrudan alakalı.

Şöyle ki; bu tür bir uygulamada öncelikle rüzgarın yönünü kontrol etmelisin. Branda yere paralel şekilde sabitlemek doğru değil çünkü üzerinde yağmur suyu birikerek ağırlık yapabilir.  Brandanı yaklaşık 5-10 derece eğimle rüzgarı arkasından alacak şekilde sabitlemelisin. Böylelikle hava akımı brandanın üzerinden hareket edebilecek daha güvenli bir aerodinamik oluşturacaktır. Rüzgar yönüne dikkat etmediğinde branda diye kurduğun şey bir anda paraşüt haline gelebilir. 🙂

Bir branda kurmak; yağmurun kamp keyfinizi kaçırmasına engel olup, aksine yağmur yağarken branda altında ateşinizi yakıp, sohbetinizi edebildiğiniz harika bir ortam sağlar.

Brandayı sabitlerken attığın düğümlere dikkat etmelisin

Rüzgar altında brandanızı sabitlemek için attığınız düğümler değişken yüklere maruz kalırlar. Çünkü rüzgar, sabit bir hızla esmez. Düğüm üzerinde oluşan bu artıp-azalan kuvvetler, çözülmeye sebep olabilir. Knotsguide adlı uygulamadan düğüm atma tiplerini ve nasıl yapacağınızı öğrenebilirsin. Bu konuyla ilgili daha sonra bir derleme yapacağız. Ama şimdi konumuza dönelim 🙂

Işıklar muşamba veya ağaç gölgelik altındaki ortamın artmasına yardımcı olabilir. Kamp alanı etrafına asmak için LED lambaları getirin, mason kavanozlara tatlı bir şekilde titremek için birkaç mum yakıp iyi bir fener ve fenerleri toplayın. Bol miktarda ekstra pil getirmeyi unutmayın; Lityum piller soğuk havalarda ekstra güvenilirdir. Geç kalacağınızı düşünüyorsanız, çadırınızın yakınındaki ağaçlara reflektörler takın, böylece karanlıkta geri dönüşünüzü bulursunuz.

 

Senin daha farklı tecrübelerin mi var?

Yağış altında deneyimlediğin yağmurdan korunma yöntemlerini yorum alanında belirtebilirsin.

Bu içeriği paylaşın:
img

Kamprota

Kamprota, bir kupa kahve yardımıyla siz gezginler ve kamp severler için hazırlandı.

İlgili Mesajlar

Çift Pasaport Almak : İkinci Pasaport

ÇİFT PASAPORT ALMAK : İKİNCİ PASAPORT Bir pasaportum var çift pasaport almak ne işime...

Devamını oku
Kamprota
Yazar: Kamprota

Uçak bileti fiyatları neden değişiyor?

Uçak bileti fiyatları neden değişiyor? Uçak bileti fiyatları neden değişiyor bunu...

Devamını oku
Kamprota
Yazar: Kamprota

Otostop güvenli mi? : Otostopla güvenle seyahat etmek mümkün mü?

Otostop güvenli mi ? Otostopla seyahat etmek  genelde insanların ön yargılı yaklaştığı...

Devamını oku
Kamprota
Yazar: Kamprota

Bir Cevap Yazın